1475 sayılı İş Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu arasındaki farklılıklar, işçi tanımı, iş güvencesi, altişverenlik ve iş sağlığı gibi konularda önemli değişiklikler içermektedir. Bu yazıda, iki kanun arasındaki başlıca farkları inceleyerek, iş hukuku alanındaki gelişmeleri ele alacağız.

Gülşah Bayram

1475 sayılı iş kanunu ile 4857 sayılı iş kanunu arasındaki fark nedir?

Türkiye'deki iş hukuku, işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen önemli bir çerçeve sunmaktadır. 1475 sayılı İş Kanunu, uzun yıllar yürürlükte kaldıktan sonra, 4857 sayılı İş Kanunu ile yerini yenilikçi düzenlemelere bırakmıştır. Bu iki kanun arasındaki farklılıklar, işçi tanımından iş sağlığı ve güvenliğine kadar birçok alanda kendini göstermektedir. İşte bu iki kanun arasındaki temel farklar.

1475 sayılı İş Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu arasındaki bazı temel farklar şunlardır:

İşçi Tanımı: 4857 sayılı kanun, işçiyi "iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi" olarak tanımlarken, 1475 sayılı kanun bu tanımı "herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi" olarak yapmıştı.

Altişverenlik: 4857 sayılı kanun, daha önce o işyerinde işçi olarak çalışan bir kişi ile altişveren ilişkisi kurulmasını yasaklamıştır.

İş Güvencesi: Eski kanunda 10 ve daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde iş güvencesi uygulanırken, yeni kanunla bu sayı 30'a yükseltilmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliği: 4857 sayılı kanun, işverene iş güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri alma zorunluluğu getirmiştir. 1475 sayılı kanunda ise bu yükümlülük yasa hükmü olarak düzenlenmemişti.

Kıdem Tazminatı: 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kıdem tazminatı konusunda 1475 sayılı kanunun 14. maddesi yürürlükte kalmıştır.

  1. İşçi Tanımı: 4857 sayılı kanun, işçiyi "iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi" olarak tanımlarken, 1475 sayılı kanun bu tanımı "herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi" olarak yapmıştı.
  2. Altişverenlik: 4857 sayılı kanun, daha önce o işyerinde işçi olarak çalışan bir kişi ile altişveren ilişkisi kurulmasını yasaklamıştır.
  3. İş Güvencesi: Eski kanunda 10 ve daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde iş güvencesi uygulanırken, yeni kanunla bu sayı 30'a yükseltilmiştir.
  4. İş Sağlığı ve Güvenliği: 4857 sayılı kanun, işverene iş güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri alma zorunluluğu getirmiştir. 1475 sayılı kanunda ise bu yükümlülük yasa hükmü olarak düzenlenmemişti.
  5. Kıdem Tazminatı: 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kıdem tazminatı konusunda 1475 sayılı kanunun 14. maddesi yürürlükte kalmıştır.

Diğer Nedir Yazıları

1475 sayılı iş kanunu 25. madde nedir?

1475 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi, işçi açısından kritik bir durumu ele alır: gözaltına alınma veya tutuklanma hallerinde işverenin fesih yetkisini. Bu madde, işverenin, işçinin devamsızlık süresinin belirli bir süreyi aşması durumunda iş sözleşmesini sona...

1475 sayılı iş kanunu 14. madde 1. fıkra 5. paragraf tazminat hakkı nedir?

1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendine göre, emeklilik yaşına ulaşmadan önce prim gün sayısı ve sigortalılık süresi dolan işçiler, iş sözleşmelerini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sonlandırma hakkına sahiptir. Bu durum,...

1475 sayılı kanunun 1. maddesi nedir?

1475 sayılı İş Kanunu, işçi ve işveren arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi amacıyla oluşturulmuş önemli bir hukuki metindir. Bu kanunun 1. maddesi, işçilerin hizmet akitlerinin sona erme sebeplerini belirlemekte ve işçi haklarını korumak adına önemli hükümler içermektedir....

1475 sayılı kanunun 80. maddesi nedir?

1475 sayılı İş Kanunu'nun 80. maddesi, işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu madde, işverenin sorumlulukları, kıdem tazminatı, iş arama izni ve çalışma belgesi gibi konuları kapsamaktadır. İşverenin işçilere karşı olan yükümlülükleri...
Nedir